>

İşe bir genç aldığımda, ilk öğüdüm "yalan söylememesi" olurdu. Derdim ki; 

"Yalan ahlaki bir çürümedir. Bunun için asla yalan söyleme. Ayrıca, çevremizde insanların hemen hepsi belli bir zeka düzeyindedir. Onları kandıracağını düşünerek, asla yalan söyleme. Bir kez kandırabilirsin, çok çok nadir iki kere. Ama yalancılığın ortaya çıkar sonunda."

Özellikle 40 'lı yaşlarını aşmış erkeklerde, çok aptalca yalanlar görüyorum. Karşısındaki için ne değerliyse, o konuda fütursuzca yalan söylüyorlar. Hayır, aptal değiller, hatta zekiler de ama hangi etmendir ki, rahatça yalan söylüyorlar...

Ne kadar kültürlü, kadınlar için ne kadar vazgeçilmez, ne kadar Atatürkçü ... olduklarını göstermek için desteksiz konuşurlar konuşurlar. İlk söylediklerinde ciddiye alıp, inanıyorum. Sonra...
"Yalancının mumu yatsıya kadar yanıyor!

Bir de sıkıştıkları anda, kendilerini gördükleri ya da göstermek istedikleri gibi bir kişi olduğunu kanıtlamak için kolayca yalana başvuranlar var. Sıkıştıkları anda basit ve aptalca yalanlar ile durumu yönettiklerini sananlar var. O kadar kolay anlaşılıyor ki... Belli ki yetişme döneminde, baskıcı ebeveynleri nedeniyle, kişilikleri gelişmemiş; ancak yalan arkasına saklanarak kendilerini koruduklarını sanıyorlar. Yazık onlara.

Midemi bulandırıyorlar; küçülüyorlar küçülüyorlar, sonra yok oluyorlar gözümde.

Yaşamımın geldiği bu dönemde, bu tür insanları etrafımda tutmama özgürlüğüm var. Anında siliyorum dünyamdan, ilişkilerimden. Bu tür "gereksiz" insanlara tahammülüm yok.

Kim mi bunlar? 
Onlar kendilerini bilirler.

Sivas 'da Türk ulusunu bölmek için yapılan katliamda;

Cumhurbaşkanı: MASON Süleyman Demirel

Başbakan:  Kocası MASON, mason hemşiresi Tansu Çiller vardı...

Page 1 of 2

Hürol Taşdelen © 2018 / Web Tasarım : www.tornavida.net

Main Menu