Print Friendly, PDF & Email

Elektrik-Elektronik Mühendisi olup, EMO'ya kayıt yaptırdığımda yıl 1984 idi. Şimdi 2020; 36 yıl. Arada bir dönem hariç Ankara EMO yönetiminde "Demokrat Mühendisler" grubu yer almış ve bu yıl seçimi kaybettiler. Bu demokratk yapı anlamında doğal değil mi hatta çok gecikmiş bir değişim değil mi? 

Bu 36 yılda Ankara'da;

  • Elektrik Mühendisleri yaşamında ne değişti; ne gelişmeler oldu?
  • EMO'nun toplumda etkinliği, saygınlığı arttı mı?
  • Üyeler kamu karşısında, kamu kararlarında etkinliğe ulaşabildiler mi? Üyelerin hakları kamu da gelişti, iyileşti mi?
  • Özel sektörde üye elektrik mühendisleri arkasında güçlü bir meslek örgütünün varlığını duyumsayıp; haksızlıklar, sömürüler durumunda direnebilip, haklarını alabildiler mi?
  • Türkiye'de elektrik - elektronik alanında bir sözü, bir geliştirmesi, akademik bir başarısı oldu mu EMO'nun?
  • Oda yayınları, akademik, teknolojik, meslek dayanışması anlamında bir değer olabildi mi?

Bu sorular o kadar çok artırılabilir ki?

Hepsinin de yanıtı ne yazık ki olumsuz...

Geldik 2020 seçimlerine ve Demokrat Mühendisler, üyelerin büyük çoğunluğuna; "çok şükür kurtulduk" bunlardan sevinç sözleri söyleterek kaybettiler.

Demokrat Mühendisler bu yılların özeleştirisini yapıp, kendilerini geliştirmek yolunda bir çaba gösterdiler mi, şimdi olsun gösteriyorlar mı? Yoksa az gelişmiş hatta hiç gelişmemiş demokrasi anlayışı sonucu olarak, kaybetmelerinden ötürü birilerini mi suçluyorlar. Zorba ve iktidara el koyan tüm grupların yaptığı gibi sanal düşmanlar yaratıp, taraftarlarını birlikte tutmaya mı çalışıyorlar?

Ne yazık ki ikincisini yapıyorlar. EMO yönetiminde olmanın mesleki dayanışma ve gelişme  için bir düzlem olduğunun farkında olmadan, yetersizlerin, sıradanların, birey olarak toplumda bir değerleri omayanların ilkelliği ve çirkefliği içinde kazananlara saldırıyorlar. Kaybettikleri iktidarın maddi ve manevi olanaklarını yitirmenin öfkesi ile, kazananların demokratik başarılarını sindiremiyor; içlerindeki nefreti kusuyorlar.

Yazıklar olsun onlara...

Beniç çevremde, ben dahil Demokrat Mühendislerin gitmesi için çaba gösterenlerin hemen hemen tamamı, geçmişte Demokrat Mühendislere oy vermiş, hatta içlerinde görev almış kişiler. Bu kişilerin geçmişte Meslekte Birlik grubu ile hiçbir ilişkileri olmamış. Kazanan Grubunun başarısını, destekleyenlerin tercihlerini; artık varlığını sürdüremeyen, dağılmış bir grup ile tanımlamak, hangi demokrasi, hangi kişiye saygı kavramı içinde olabilir? Hiçbirinde...

Düşün artık Elektrik Mühendislerinin yakasından. 

Bu yazımın altında yaklaşık 25 yıldır tanıdığım Zafer Tekbudak'ın yazısını paylaşıyorum.Neden paylaşıyorum biliyor musunuz?

Geçen yıllar içinde farklı siyasi görüşler içinde olmakla birlikte, karşılıklı olarak hiçbir zaman bir birimize saygımızı yitirmediğimizi, her haklı istemimde, haksız bir istekte zaten ben bulunmam, siyasi görüş ayırmaksızın yardıma koşmuş Zafer Tekbudak ile içinde bu olgun çağlarımızda buluştuğumuz ortak ilkelerde; Türkiye sevdasında, Atatürk önderliğinde ve vatanımızda Türk Ulusunun tüm unsurlarının mutluluğu ve onuru için çalışmak amacında buluştuğumuz için paylaşıyorum...

Esenlik olsun

Hürol

 

"Değerli meslektaşlarım;

Bildiğiniz gibi 16 Şubat 2020 Pazar Günü Emo’nun Ankara Şube seçimleri yapıldı. Seçimlere, kendilerini DEMOKRAT olarak adlandıran “Demokrat Mühendisler,  Çağdaş Özgürlükçü Demokrat Mühendisler  ve Konya’dan Anadolu Mühendisler Grubu olmak üzere 3 grup katıldı.

Ve seçimleri Çağdaş Özgürlükçü Demokrat Mühendisler grubu kazandı. Seçimlerin üzerinden 4 gün geçmesine rağmen yenilgiyi kabul edemeyen sözde DEMOKRAT Mühendisler Grubunun sözcüleri 2004 yılında seçimlere girmeme kararı alan ve o ismi bir daha kullanmayan (Meslekte Birlik) bizlere saldırmaya başlamışlardır. Bilindiği gibi 2006 yılında yapılan seçimlere Türk Mühendisler Birliği adıyla girmiş ve daha sonra bir daha katılmamıştık.

Yıllar önce 5-6 yaşlarında olan bir kuzenime babası üç tekerlekli bir bisiklet almıştı. Kuzenim bisiklete biner, yorulduğu zaman inerdi. Fırsattan istifade kardeşi boş duran bisiklete binerdi. Bunu gören ağabey başlardı ağlamaya. Annesi, “oğlum sen binmiyorsun, bırak kardeşinde binsin” dediği zaman salya sümük ağlamaya devam eder ve “Men binince hoş oluyo, o binince hoş olmuyo” derdi.

Sözde Demokrat Mühendislerin sözcüleri de tıpkı benim kuzenim gibi “Biz kazanınca hoş oluyo, başkaları kazanınca hoş olmuyo” diyorlar.

Değerli meslektaşlarım, Pazar Günü yapılan seçimde Çağdaş Özgürlükçü Demokrat Mühendisler Grubunu destekleme kararı aldım. Çağdaş Özgürlükçü Demokrat Mühendisler Grubunu desteklememin sebebi de, Odamıza Milli Bayramlarda Atatürk posteri ve Türk Bayrağının asılması önerisi geldiğinde “TMMOB ve EMO’nun tavrı ne olur” diyebilecek kadar gayri milli anlayışa karşı, daha ulusalcı, Atatürk, Cumhuriyet, Türk Bayrağı ve İstiklal Marşı gibi kavramlara daha duyarlı olduğuna inandığım içindi.

Ayrıca oda üyesi olan bizlerin istediğimiz herhangi bir listeyi destekleme hakkımız yok mu?

Siz sözde Demokrat Mühendisler, seçimleri tekrar alabilmek için Konya’ya giderek her fırsatta suçladığınız “Meslekte Birlik” anlayışında olan mühendis arkadaşlarımızla görüşerek destek isteyebiliyorsunuz! Onlarla toplantı yapabiliyorsunuz. Bu hak sadece size mi ait?

Yine seçimlerde Konya, Kayseri, Erzurum, Kastamonu gibi uzak illerden oy kullanmaya gelen arkadaşlarımıza bir bardak su dahi ikram etmeyen söz de Demokrat anlayış, Pazar Günü Konya’dan gelen arkadaşlarımıza 2700 TL karşılığında yemek ikram etmişler. Konyalı arkadaşlarımıza afiyet olsun. Ama bu jesti Kayseri’den, Erzurum’dan, Kastamonu’dan ve diğer illerden gelen arkadaşlarımıza da yapmanızı beklerdik!!!

Son söz olarak, meslektaşlarını “Referanslı Demokrat üye, Referanssız üye” şeklinde fişleyen bu anlayış lütfen “Demokrat” ünvanını bir kenara bıraksın.

Dileğim destek verdiğim ve yeni dönemde oda yönetiminde söz sahibi olan Çağdaş Özgürlükçü Demokrat Mühendisler Grubunun, tüm Elektrik-Elektronik mühendislerinin ortak paydası olan Elektrik Mühendisleri Odasını, başta her meslektaşımızı kucaklayan,  onlara ve ülkemize hizmet eden bir kurum haline getirmeleridir.

Olmazsa olmazımız olan Atatürk, Cumhuriyet, Türk Bayrağı ve İstiklal Marşı gibi değerlerimize de sahip çıkması hepimizin beklentisidir.

Saygılarımla…

Zafer Tekbudak"