Print Friendly, PDF & Email

ODTÜ'den Elektrik Elektronik Mühendisi olarak 1984 yılında mezun olduktan sonra ilk işim EMO'ya üye olmak ve çalışmalara etkin olarak katılmaktı. Bir süre katıldım da... Demokrat Mühendisler Grubu içindeydim. O zaman yaşadıklarımdan bir kaç somut gerçeği anımsatmak istiyorum...

- Bir soru; Demokrat Mühendisler, 80'li yılların ikinci yarısında, Türkiye'de yaşamadıklarına emin oldukları üyeler adına sahte kimlik hazırlayıp, EMO İstanbul Şube seçimlerinde, kendi ekibinden kişilere oy klullandırdılar mı? 

- Demokrat Mühendislerin önde gelenlerinden eski ÖDP'li Ali Yiğit'e bir anımsatma; Ankara Şubenin lokalinde, EMO Ankara Şube üyesi ve Demokrat Mühendislere sempati duyan bir erkek, alkol sınırlarını aştıktan sonra; lokale sık gelip giden bir genç kadına, lokal içinde, en ilkel saldırganlık içinde ağır sarkıntılık yapılmıştı. O kadar ki arbade yaşanmış, genç kadın dışarı kaçmasına karşın, sokaklarda kovalamaca yaşanmıştı. O zaman EMO yönetiminde olan Ali Yiğit'e bu üyeyi derhal disipline vermeleri, bu ahlaksızlığa göz yummamaları gerektiğini söylemiştim. Bunu yapmadıkları takdirde, bir daha beni arayıp, oy dilenmemesini de belirterek. Ali Yiğit 'in yönetiminde olduğu Demokrat Mühendisler bu olayı ört bas ettiler. Bu olayın tanıkları hala hayattalar ve o üyenin isim bilgileri de ben de saklı.

Bir sonraki seçimde, Ali Yiğit, aramızda bu konuşma geçmemiş gibi, beni telefonla arayıp, oy istediğinde; bu olayı anımsatıp, beni hangi yüzle aradığını sormuştum.

- 1990'lı yıllardaki seçimlerde benden izin almaksızın, haber bile vermeksizin, Demokrat Mühendisler beni merkez delege adayı olarak göstermişler. Uzun süre seçimlerde oy kullanmadıktan sonra gittiğim bir seçimde rastlantısal öğrendim. Bunu oda yöneticilerini defalarca uyarmamna karşın, listeden adımı çıkarmadılar ve sonraki seçimlere öyle gidildi. O dönemde Demokrat Mühendislerle yollarımı tamamen ayırmıştım. Seçimde oy vermek için gittiğimde bunu Ali Yiğit'e söylediğimde, sanki basit bir olaydan söz ediyormuşum gibi, garip tutarsız ifadeler ile geveledi.  Bu kimlik hırsızlığıdır, bu etki hırsızlığıdır. 

- Demokrat Mühendisler, bir dönem Türk Telekom yönetiminde olanların "solcu mühendislere" baskı yaptığını da utanmadan söylüyorlar. Baskı yapılıp yapılmadığı ayrı bir konu ama o sırada görevden alınan CHP'li bir mühendis EMO Ankara Şubeye gidip, destek istediğinde; kendi ekiplerinden olmadığı için yüzüne bile bakmadılar, kibarca gönderdiler hiç bir destek vermediler. Şimdi utanmadan bu olayları sahipleniyorlar. O dönemler Türk Telekom da Atatürkçü, CHP kimliği ile var olanlar, Demokrat Mühendislerin karşısında, Çağdaş Özgürlükçü Demokratlar Grubunu destekliyorlar.

- Geldiğimiz günler içinde, emperyalizmin alçakça saldırılarına karşı ve işbirlikçileri tüm terör örgütlerine, yandaşlarına, her türlü bölücülüğe karşı; Atatürk devrimciliği, milliyetçiliği, halkçılığını benimseyen ve aydınlık çağdaş, bağımsız Türkiye'den yana herkesi, Çağdaş Özgürlükçü Demokratlar Grubunu desteklemeye davet ediyorum.  

Yazımı, atıf yaparak ve kaynak vererek isteyen istediği her yerde paylaşabilir.

Bu yazım içinde değerli bölümdaşım, arkadaşım Dicle Eroğul'un paylaştığı yazısını, kendisinden aldığım izin ile ve yazdıklarının altına imzamı atarak sunuyorum.

 "Merhaba, Telekom'un özelleştirilmek üzere yıpratılması sürecinde açılan kumpas davalarda sanık olan bizleri, EMO dergisinde söz konusu dava ile ilgili haber yapıp hedef gösteren; aynı haberde bizleri, mahkeme salonunda iki büklüm eğilmiş sırtımızda para atmak için bir yarık, kumbara şeklinde resmeden EMO yönetiminin devamıdır sözde DEMOKRATLAR! Söz konusu davada aleyhimize müdahil olmak istemişlerdi de hakim kabul etmemişti. Bu davaya Telekom'un "Ergenekon"u diyebiliriz. Davayı açanlara ve sanıklar aleyhinde destekleyenlere de Telekom'un özelleştirilme sürecinin "FETÖ"cüleri diyebiliriz. Dicle Eroğul".

Ankara, 15.02.2020

 

Hürol Taşdelen