Print Friendly, PDF & Email

EMO seçimlerine ilişkin, dün yayımladığım yazıma, dün gece Whats App hattımdan, Ali Yiğit hesabından yanıt geldi. Beni tanıyanlar bilir, öncelikle sözümü hiçbir zaman kulağa söylemem. Hele, kamuya mal olmuş bir konuda kişisel tartışmam. Benim sözüm her zaman herkese açıktır. Bu nedenle herkesin okumasına açık sunduğum görüşlerime yanıtı ve eleştiriyi herkesin önünde verilmesinin doğru olduğunu düşünür ve ona göre davranırım. Özelimden bana yönelik soru ve eleştirilere gene herkesin okumasına açık sanal ortamımdan yanıt veriyorum.

Ali Yiğit,

mesajına "kişisel husumetimiz" yok diye başlamışsın. Benim kimseyle kişisel husumetim yok, yalnızca seninle değil. Hiçbir zaman da kişisel duygularla yazmadım. Sana yaptığım eleştiri ve ortaya koyduğum gerçekler; seninle hasbelkader aynı derslikte kısa bir süre birlikte okumamızla ilişkisi yok. Yazdıklarımı kişisel ilişki temelinde anlaman ve kızman, tam bir ben merkezci yaklaşım Ali Yiğit.

EMO yönetimine tahakküm kurmuş, bir siyasi görüş ve kişisel hırsla hareket eden, Demokrat Mühendisler grubunun en önemli isimlerinden Ali Yiğit'in davranışlarını herkesin önüne getirdim. Yazdıklarım içinde Demokrat Mühendislerin önde gelen isimlerinden Ali Yiğit'in ismi geçen bölümler gerçeğin aktarılmasıdır. Ne bir yorum, ne bir değerlendirme; senin davranışlarının ayna olarak yansıtılmasıdır. Kendini aynamda görmekten mutlu olmayabilirsin, bu senin sorunun. Ama siyasi bir kimlikle, bir meslek örgütünün en tepesinde yönetimde bulunmuş ve halen bu yönde çaba gösteren bir kişi olarak, EMO yönetiminde iken yaptıklarını herkesin bilmesinde rahatsız oluyorsun ve bunları yazdığım için bana kızıyor, yaptıklarımın bana yakışmadığını söylüyorsun. Hadi oradan...

"Ne yapmaya çalışıyorsun?" diye soruyorsun. Ne yapmak istediğim açık değil mi? Demokrat Mühendislerin EMO yönetiminden gitmesini istiyor ve bu doğrultuda yazıyorum. Ben bir yazarım, yaşadıklarımın tanığıyım. Merak edip okusaydın, son yıllarda kendime verdiğim görevin bu olduğunu anlardın. Azıcık zaman ayırıp, www.huroltasdelen.com sanal ortamımda, gördüğüm, yaşadığım, içinde bulunduğum yanlışları yazdığımı, yazılarımla karşısına çıktığımı görürdün. 

Karşı çıktığım, kalemimle ortaya koyduğum sözlerimin, eleştirdiklerimin hiçbiri kişisel değildir, hiçbir sözümde gerçek olmayan bir şey yoktur. Tamamen anamın - babamın verdiği ad ile uygun, hür olarak; aklımla ve bilincimle seçtiğim dünya görüşüm, ilkelerim ile kimliğime yakışır biçimde duruş taşıyor ve yazıyorum... Kimliğimi sanal ortamımda yazdım, okuyabilirsin:

 http://huroltasdelen.com/index.php/hakkimda/kimligim

Demokrat Mühendislerin artık EMO yönetiminden gitmesini istiyorum. Bunun için sayfalar dolusu yazabilirim ama gereği yok. 

Atatürk 'ün bir askeri olarak, tam bağımsız Türkiye için, tek başıma, hiçbir yapının içinde olmadan ve yalnızca yazarak savaşım veriyorum. Türkiye Cumhuriyeti'nin yasaları ile kurulmuş ve hizmet gören bir meslek örgütü lokallerinde tek bir Atatürk fotoğrafı bulundurmayan, ülkemizin ve ulusumuzun varlığının simgesi Türk Bayrağını onurla asmayan, emperyalizme karşı savaşarak kurulmuş ilk devlet olan Türkiye Cumhuriyeti ve kurucusu Türk Ulusunun değerleri Cumhuriyet ve Ulusal günlerimize sahip çıkmayan, anmayan; meslek örgütü olarak meslekdaşlarının hiçbir sorununa sahip çıkmayan; belirli bir siyasi partinin yan örgütü gibi davranan anlayışın EMO'dan gitmesini istiyorum. EMO'nun artık kişisel hırsları ve amaçları için basamak yapılmamasını istiyorum.

EMO yönetimlerinin; üyelerinin yaşamsal ve mesleki gereksinimleri için çalışmasını, ötekileştirmeden tüm üyeleri kucaklamasını; Türkiye Cumhuriyeti'nin bir meslek örgütü, bir tür yoncası bilinci ile EMO'yu yönetmesini istiyorum. Bunun için de Deomrat Mühendislerin artık yönetimden gitmesi için de yazıyorum. 

Yazdıklarımı, hasbelkader yaşadığımız aynı derslikte bulunma ilişkimiz içinde değerlendirmeye çalışman, tipik bir feodal davranıştır Ali Yiğit. Şehirli olamamış, kasaba anlayışıdır. Dikkat et köy demedim, kasaba dedim. 

Yeter artık, öcü gelecek korkutması ile oy devşirdiğiniz.

Türkiye'nin dinamikleri; Türkiye'den, Türk ulusundan, vatanımzdan yana olanların Atatürk ile simgeleşen dünya görüşü doğrultusunda yan yana gelenler ile emperyalizm işbirlikçileri arasındaki savaşımda gerici ilerici palavralarına artık yer yok. Yazdığına göre, "düşünüp düşünüp" bulamadığın davranışımın nedeni, bu yanıtımda yazdıklarımdır. 

Bundan sonra bana özelden mesaj yazmamanı, söyleyeceğin varsa benim gibi, sanal ortamlarında herkesin okumasına açık yazmanı öneriyorum ve bekliyorum. Anam babam başkalarının bulunduğu ortamlarda, kulaktan kulağa, fısıltı ile konuşmanın yanlışlığını belleğime işlediler. Umarım sen de bunu yapabilecek cesaret ve nitelik içinde olabilirsin...

 

Hürol