Ilgaz                                                                                                               Ilgaz Dağında, çekmiştim.

Köklerim;

Gümrü doğumlu Azerbaycan Türkü baba ile Üsküp doğumlu Balkan Türkü annenin, 4. ve en küçük çocuğu olarak Kars, Kağızman’da 26 Mart 1960’da doğdum.

Kafkas ve Balkan dağlarının rüzgârlarını taşır ruhum. Şehire tutsak, bir dağ adamıyım.  

HakkarAnam babam;

Kimliğimi onlar yoğurdu, onlar harmanladı. Babam Zekeriya ve Annem Hasibe, Atatürk’ün yetiştirdiği, tüm benliği Türkiye Cumhuriyeti; ulus ve vatan sevgisi ile dolu romantik kuşağın çocuklarındandır.

Kimliğim Anadolu'da biçim aldı;

Türkün beş bin yıldır vatanı, Anadolu’da geçti çocukluğum. Hep Doğuda; Doğu, Güneydoğu ve Doğu Karadeniz...

Türkmen’in Orta Asya’dan getirdiği Kara Kazanında, kendi özünü, dilini, kültürünü, Anadolu’nun binlerce yıllık onlarca kültürü ile karıştırdığı ve Anadolu Türk kültürü olarak insanlığa kattığı kültür ile biçim aldı kimliğim…

                                                                                                                                                                                  

Kimliğimin son düzenlemesi ODTÜ'dedir;

En büyük hayallerimden biri, Türk İhtilalinin, bozkırda yanan aydınlık meşalesi Orta Doğu Teknik Üniversitesinde okumaktı. ODTÜ’ye 1977’de 17 yaşımda genç olarak girdim, ülkesine hizmet etmek tutkusuyla 1984'de Elektrik - Elektronik Mühendisi, 1987 'de Yüksek Lisansımı tamamlayıp,ayrıldım. Yüksek Lisansım sırasında Akademik Uzman olarak ODTÜ'de görev yaptım. 

ODTÜ’de bilim ve bilimsel düşünmeyi öğrendim. Mühendislik eğitimim ile birlikte, ODTÜ Rektörlüğünün sağladığı olanaklar ile bir avuç şiir meraklısı arkadaşlarla kurduğum Edebiyat Kulübü’nde, dönemin birçok şair ve yazarı ile tanıştım, taşıdıkları ışık ile aydınlandım. ODTÜ, kimliğimin oluşumunda son etmendir.

Şiir Geçmişim;

Her Türk çocuğu gibi okuma, yazmayı öğrendiğimden beri şiir okur şiir yazarım. 17 yaşımda Attilâ İlhan’ın çırağı olma onuruna eriştim, Sonra şiirlerim dergilerde yayınlanmaya başladı. 18 yaşında Attila İlhan’dan “delikanlı toplumcu ozan” adını alma onuruna ulaştım, 1980 'lerin en umut veren genç üç şairinden biri saydı beni.  21 yaşımda şiir yazmayı bıraktım.Birçok nedeni var elbette. Bir tanesi de 1980 sonrası Türkiye'de şiir çevrelerinin hızla yozlaştığını, cahilleştiğini ve özünü yitirdiğini görmemdir...

Mesleğim;

Elektrik - Elektronik Yüksek Ölçmeni (Mühendisi) olarak Telekom sektöründe uzun yıllar çalıştım, çok keyifli yıllar mühendislik, yöneticilik yaptım; işçi de oldum işveren de. 30 yıllık meslek yaşamımda, doğru bildiğim dışında hiçbir iş yapmadım. Hiç eğilmedim, yozlaşmadım, ün ve para için kimliğimden ödün vermedim, arkadaşlarımı satmadım. ODTÜ'nün yetiştirdiği vatan ve ulus sevgisi ile yüklü bir ölçmen olarak 30 yılda vatan borcumu ödemeye çalıştım.

Şimdilerde tüm birikimlerimi, her gün saatlerce çalışıp, yazarak Türk insanı ile paylaşıyorum; vatan borcumu ödemilkhureye devam ediyorum. 

Eşim, oğlum;

1991'de ODTÜ yıllarında birlikte yürüdüğümüz, paylaştığımız; Türkmen kadını ozan İlkiz ile yıllar sonra yolumuz yeniden kesişti ve evlendik. Bir oğlumuz var.

Nazım Hikmet Ustanın dediği gibi; "ölmüş babamdan ileri", bilim insanı olma yolunda kararlı yürüyen "oğlumdan geriyim"... Bundan daha güçlü hangi duygu olabilir?

 

 

 

"NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE"

 

Hürol