Ülkemizde, Osmanlı'dan bu yana Mason Locaları, Masonlar çok tartışılan, kimi zaman hakaret olarak kullanılan bir kavram. Mason Tarikatı, locaları hakkında belirli sayıda kitap da yazıldı.

Bunların bir kısmı, masonların güdümünde Orhan Koloğlu ve benzer mason tarihçilerin, Haluk Hepkon gibi mason seviciler ve aklayıcılar tarafından, tamamen masonluğu "cici" göstermek için yazılmış, yalan ve çarpıtmalar dolu yandaş yazı ve kitaplar.

Diğer önemli bir kısmı da,masonluğun yalnızca din anlayışını söverek eleştirmeye kalkışlan, masonları dinsiz, ya da sapkın, şeytana tapan kişiler olarak yansıtan kimi çevrelerin, saçmalık dolu, gerçeği gizleyen sövgüleri. Bu grup da, Mason tarikatına hizmet ediyorlar. Bilerek veya bilmeyerek.

Üniversitelerimizde üçü beşi geçmeyen yüksek lisans tezlerinden öte bir araştırma ne acıdır ki yok. Onlar da bilimsellikten uzak ve araştırma niteliği olmayan, çoğu masonların güdümünde ve mason kaynaklarından "kopya - yapıştır" olarak hazırlanmış sığ ve yanlı yazılar.

Mason Tarikatını, nesnel olarak ele alıp, gazeteci kimliği ile eleştirmeye çalışan İlhami Soysal gibi yazarların çalışmaları da önemli işlevler gördüyseler de, masonluğu, tarihini, sınıfsal kökenini ve örgütlenme biçimini anlamayadıkalrı için, bölük pörçük ve yanlışlarla yüklü çalışmalar.

Masonluk ile mason olmamasına karşın, oldukça iyi amlamız, çözümlemiş Kemalist ve Türkçü Mahmuıt Esat Bozkurt 'tan başka mason tarikatı ile kökten savaşan ve eleşitri yazıları yazan başka bir kişi daha yok. Türkçü araştırmacı ve yazarlar, Ömer Seyfettin, Nihal Atsız, Attilâ İlhan da çok kapsamlı olmasa bile, nesnel değerlendirmeler yapmış değerli aydınlarımız.

Toplumumuzun tüm kesitlerindeki, mason tarikatı hakkındaki cahillik düzeyinde bilgisizliği gözlemledim. Mason Tarikatının gerçeklerini ve Türkiye'de oynadığı siyasi rolü bilimsel yöntemlerle ve birinci kaynaktan öğrenip, bilgilere erişip yazmaya karar verdim. Mason Tarikatını dini, siyasi, sınıfsal, örgüt yapısı, emperyalizmin uzantısı işbirlikleri ile yazmak, Türk toplumuna aktarmak amacı ile yaklaşık 13 - 14 yıl önce karar verdim ve yola çıktım. Mason tarikatı ancak içerinden kavranıp, gizlenen belge ve ilişkilere, örgüt yapısına erişilebileceği gelen davetlerden birini değerlendirip, mason derneği üyesi oldum. Gerekli bilgiye eriştiğime karar verdiğim, artık aralarında daha fazla kalamayacağımı anladığım anda ayrıldım ve yazmaya başladım. Yazıyorum...

Mason Tarikatına katılıp, sonra insanlığa içyüzünü aktaran kişi sayısı benim bilebildiğim kadarıyla üç kişi, ben dördüncüsü oluyorum.

1800'lerde Amerika 'da ilk içlerinden yazan     mason tarikatının Amerika'daki örgütlenmesine büyük hasar verdi ve masonluğu ABD'de en az 15 yıl geriletti. Sonu masonlar tarafından yok edilmek oldu.

1800'lerin sonunda Fransa 'da bir mason üyesi çıktı, o da gerçekleri toplumlara aktardı. Onun sonu da bilinmez. Osmanlı 'da bu kitabı çevirip yayımlatan Osmanlı aydınının sonu da kuşkulku bir ölüm.

1800'lerde Rusya'da bir mason, baş mason yardımcılığına kadar yükselir.  Masonların vatana ihanet ettiklerini görür ve uyarır. Uyarıları dikkate alınmayınca da , mason listesini götürür Çar'a verir ve ihanetlerini anlatır. Çar da yakaladıklarını idam eder.

Bu 3 cesur insanın gerçeklerini ilk kitabım Mason Tarikatı'nda ayrıntıları ile yazdım. İlgilenen bu sanal ortamda okuyabilir.

Dördüncü kişi olarak ben yoksul Hürol varım. 

Ustalarım Mahmut Esat Bozkurt ve Attilâ İlhan yolunda, Türk kimliğim ile bilimsel yöntemlerle ve Türk Devrimlerine bağlı ve 20. yy. 'daki Oğuz Kagan bellediğim,  önderim Mustafa Kemal Atatürk'ün açtığı yolda yürüyerek ve bilinci ile Mason Tarikatını içlerinden öğrendim ve yazıyorum. Bunu da ulusuma bir borç olarak görüyorum.

Yolum uğurlu olsun...

Hürol