1951 yılında, Türk Masonları Dergisinde şöyle haykırıyor Türkiye'den bir mason;

"General Mac Arthur en yüksek Mason derecesini teşkil eden 33 dereceyi haiz büyük bir Mason..."

Oysa biz General Mac Arthur'u Amerikan emperyalizminin her hücresinden kan akan bir katliamcı olarak biliriz. 

Japonya'ya atom bombası atılırken, Gen. Mac Arthur, Amerika'nın bölge Kara Kuvvetleri Komutanıdır.

"2. Dünya Savaşında Amerikan kamuoyunun Avrupa cephesine Pasifik cephesinden daha fazla ilgi göstermesine şu şekilde tepki göstermiştir: 'Avrupa'daki ordumuz yenilse bile hiç değilse Almanlar uygar bir ırk.'

Kore Savaşında, Kore'ye atom bombası atılmasını isteyen bir canavar katildir. !

Sanal ortamlarda masonların sayfalarından birinden bir resmi paylaşıyorum:

1951 'de masonların Türk Mason Dergisinde  bakın ne yazmışlar;  

"Filipinlerde (Manilâ) da Far E- astery Freemason (Uzak Doğu Fran Masonu) unvaııiyle yeni bir Mason mecmuası çıkmağa başlamıştır. Aralık 950 tarihli ve 4 numaralı nüshasını gördüğümüz bu mecmuada Ocak 951 de (Manilâ) da toplanacak yüksek şûranın resmî programı neşredilmiştir. Bu programdan anlaşıldığına göre hâlen Korede çarpışan Birleşmiş Milletler Başkumandanı General Mac Arthur en yüksek Mason derecesini teşkil eden 33 dereceyi haiz büyük bir Mason olup Filipinlerde teşekkül eden büyük Şûranın hatibi sıfatını haiz bulunmaktadır.

Mecmuada (Dünya sulhu ve Kore) serlevhasiyle neşredilen bir makalede “Beşeriyetin geçirmekte olduğu şu vahim anlarda bütün nazarlar 33 dereceli kardeşimiz General Mac Artlnır’e çevrilmiş bulunuyor.” denilmekte ve Generalin komünist sürülerini geri sürerek dünyayı üçüncü bir harbden korumaya muvaffak olması ve Allahın inayetiyle bize sulhu kazandırması temenni olunmaktadır.

Ayni mecmuada Yüksek Şûranın resmî içtima programına ait olarak verilen tafsilâtta Filipin Cumhurreisi (Elpidio Kirino) nun da açılış töreninde bir hitabe irad edeceği bildirilmektedir." (Türk Mason Dergisi, Nisan 1951, Sayı 2, Sf. 126 - 127)

Öncelikle TMD yazarı masonun cahilliğine dikkat çekeyim. Kore 'de Birleşmiş Milletler değil; Batı Emperyalizminin ordusu, NATO savaştı. Dahası Mac Arthur, Kore Savaşında bu manyak fikirleri nedeniyle Başkan Truman tarafından görevden alındı.

Masonbaşı Mim Kemal Öke de 1952'de "İnsan, insan için mukaddes olmalıdır" başlıklı masonluğu öğen yazısında, ünlü masonları sayarken bakın ne diyor;

"... yaşayanlar arasında Marshall, Mac Arthur da unutulabilir mi?" (TMD, Ekim 1952, sayı 8, syf.374)

Hep barışı savunduklarını söyleyen masonlar, kanlı bir savaşl makinasının, çocuk ve siviller katilinin 33° mason olmasıyla öğünüp, ona müslümanların inandığı Allah'tan temenni de bulunuyorlar.

Amerikalı masonlar, Filipinlerde bir de Mac Arthur adı ile loca da kurmuşlar.

Yerli masonların katil Douglas Mac Arthur sevgisi bu kadar değil.

Sonraki yıllarda da dergilerinde yazılar çıkar ve ABD'nin özel görevli masonu, Balkan ve Kafkaslardaki taşeronu; Fars kültürünü Türk kültürü üstünde gören, Behzat Rizvani de localarda konferanslar verir, bu eli kanlı general mason için. 

İşte mason gerçeği budur. 

Türk şiirinin büyük ustası Nazım Hikmet bakın ne diyor mason - katil general Mac Arthur için;

"Doğum


Anası bir oğlancık doğurdu bana;

kaşsız, sarı bir oğlan,

masmavi kundağında yatan

bir nur topu, üç kilo ağırlığında.

Benim oğlan

       dünyaya geldiği zaman,

çocuklar doğdu Korede,

sarı ay çiçeğine benziyorlardı.

Makartır kesti onları,

gittiler ana sütüne bile doymadan

Benim oğlan

            dünyaya geldiği zaman,

çocuklar doğdu Yunan zindanlarında,

babaları kurşuna dizilmiş.

Bu dünyada ilk görülecek şey diye

            demir parmaklığı gördüler.

Benim oğlan

            dünyaya geldiği zaman

çocuklar doğdu Anadoluda,

mavi gözlü, kara gözlü, elâ gözlü bebeklerdi.

Bitlendiler doğar doğmaz

kim bilir kaçı sağ kalır mucize kabilinden.

Benim oğlan

            benim yaşıma bastığı zaman,

ben bu dünyada olmıyacağım,

ama harikulâde bir beşik olacak dünya,

siyah,

       beyaz,

              sarı

bütün çocukları

                sallıyan

mavi atlas döşekli bir beşik."