Print Friendly, PDF & Email

HurIlk evlenme 

 

Yıl 1978... 18 yaşında şiir tutkunu, güzel ve özgür bir dünyaya inanmış, romantik bir gencim. Anadolu Türk aydınlanmasının meşalesi ODTÜ’ye gelmiştim. Özgür bir ortam, solcu öğrenciler etkin; yönetim de sanatı ve öğrenciyi destekliyor…

Nerden aklımıza geldiyse, “Türk Öykücülük Sempozyumu” (TÖS) yapalım dedik. (ODTÜ Öğrenci Temsilciler Konseyi Edebiyat Kulübü’nün çoğu üyesi şiire yoğunlaşmıştı o sıralar.) Yaptık da… Türkiye Yazarlar Sendikası (TYS)  ve TYS’nin o dönemdeki sekreteri Tekin Sönmez ile eşgüdüm içinde… Bu bilgi şöleniyle ilgili izlenimlerimi başka bir yazıda anlatacağım… Sempozyum üç gün sürdü. Son günün programında Adalet Ağaoğlu ve Nevzat Üstün vardı.-

ODTÜ mimarlık amfisinde yapardık söyleşilerimizi. Tam bir güven ve özgürlük içinde. O zaman TRT’de İsmail Cem dönemi... Genç bir yapımcı var: Neslihan Gence. O da gelmiş çekim yapıyor.

Konuşmalar bitti, sorulara geçildi. Dinleyiciler yazılı ilettiler sorularını konuşmacılara, onlar da seçip yanıtladılar. Sorular da bitmişti ki, tam Neslihan Gence’nin yanından genç bir kız, öfkeli sesi ile amfiyi inletiyor, verip veriştiriyor, sorularına yanıt vermeyen Adalet Ağaoğlu’na. Adalet Ağaoğlu alı al, moru mor. Bu genç kızımızın ayrıca her cümlesinde, “halkın” sözcüğünü geçiriyor. O dönemleri bilenler bilir, birkaç sol kliğin adı “halkın” sözcüğüyle başlıyordu. Ben ise başka bir sol kliğin sempatizanıyım o yıllarda. Öğrenci Temsilciler Konseyi(ÖTK)’nin liderleri, benimle aynı görüşten, solcu… Bana söyleniyorlar, “Hürol müdahale etsene!” Sonradan öğrendim, ışıklar içinde yatsın, kanserden genç yaşta kaybettik bu değerli TV yapımcısını. Neslihan Gence de bu kız öğrenciye tam anlamıyla gaz verirmiş, “şunu da söyle, bunu da söyle” diye kışkırtırmış.  Neslihan Gence soğuk duruyor Adalet Ağaoğlu’na. Bu arada ben de genç bir şiir adamı olarak Adalet Ağaoğlu’na hayranım; kişisel olarak görüşüyorum, şiirlerimi okuyor, beğeniyor.  Bu arada Nevzat Üstün de sahneden kalktı gitti bu kız öğrencinin yanına, onu destekliyordu. TÖS’ü düzenleyenlerin başındayım, etkinliğimize gölge düşüyor. Yaş 18, bu kadar etki, gerilim yeter değil mi? Ben de öyle düşünmüş olacağım ki fişek gibi fırladım sahneye, neler söyledim, inanın hiç anımsamıyorum; ama bağırdım, çağırdım bu genç öğrenci kıza, verdim cevabını, delikanlı çağımızın coşkusuyla. Adalet Ağaoğlu terk etti sahneyi, dışarıda bekleyen arabaya gitti, Nevzat Üstün ise bu genç kızın yanında, Adalet Ağaoğlu haber yollar, çağırır, gelmez Nevzat Üstün. Neden sonra geldi de arabaya binip gittiler.

Daha sonra Musa Saygı (birlikte kurmuştuk ODTÜ ÖTK Edebiyat Kulübü’nü) geldi kulüp barakalarındaki odamıza,odtu cimler

  • “Hürol, hani kız öğrenci vardı ya, Adalet Ağaoğlu’na çıkışan. O kız şiir yazıyormuş, kulübe getirmek istiyorum, ne dersin?”

Benim yanıtıma bakar mısınız;

  • “Getir Musa, adam ederiz onu...”  

Ben ne kadar adamsam o 18 yaşımda... Geldi ertesi gün, adı İlkiz Kucur’muş. Şiirler çiziktirirmiş. Sonra en yakın arkadaşlarımdan oldu, az mı gidip bira içtik, sarhoş olduk Ankara sokaklarında. Onu, ışıklar içinde yatsınlar Attilâ İlhan, Hasan Hüseyin ile tanıştırdım. Sonra çok iyi bir şair oldu, Attilâ İlhan’ın gençleri arasında şiirde gözdesi oldu.

İlkiz Kucur 1983’te okulu bitirdi, memleketi İzmir’e döndü. Yedi yıl sonra benim bir İzmir seyahatim sırasında görüştük, üç buçuk ay sonra da evlendik. Evlendiğimizi Attilâ İlhan’a telefonla bildirmiştim. Sesi halen kulağımdadır;

  • “Ne diyorsun çocuk, çok sevindim.”

 

HurIlkiz 02

 

Hürol Taşdelen