Yazdır
Üst Kategori: Şiir
Print Friendly, PDF & Email

-2 

Bir zamanlar Ankara’nın etkili edebiyat dergileri vardı: Türk Dili, Yusufçuk, Oluşum, Türkiye Yazıları, Sesimiz, Yapıt...


Türk Dili  D TD01

Cahit Külebi Türk Dil Kurumu’nun Genel Sekreteri idi. Doğal olarak da derginin başındaydı. Cahit Külebi’nin yöneticiliğini yaptığı bir dergi nasıl olursa Türk Dili öyleydi. Öncü bir edebiyat dergisi... Herkesin, şiirlerini, yazılarını yayımlatmak için sıraya girdiği Türk Dili

Türk Dil Kurumu’nu, Atatürk’ün vasiyetine rağmen yok eden 12 Eylül faşizmi, dergimizi de elimizden aldı. Şiir yayımlamaktan aldığım ilk ve tek telif parası da Türk Dili’nde yayımlanan şiirim içindi. Şimdi anımsayamıyorum, o günün parasıyla 50 TL miydi? Arkadaşlarıma bira ısmarlamıştım o parayla…

Türk Dili’nin yönetim yeri Kavaklıdere’de Atatürk Bulvarı’ndaydı.

Türk Dili dergisi ile çok fazla iletişimim olmadı. Bu benim büyük eksikliğim ve ayıbım olarak, kişisel geçmişimde kalacak.

 

 

 

 

Türk Dili'nde yayımlanmış bir şiirim. Ömer Asım Aksoy yazısı ile yüz yüze basılmış. Benim için büyük onur.

D TD02D TD03


VarlıkIMG 2680

 

 

Varlık Dergisi ile de çok yakın ilişkilerim olmamıştı.

Birkaç şiirim yayımlanmıştı.

 

 

 

 

 

IMG 2681

IMG 2683

IMG 2684

IMG 2685

"Yeşil Karanfil Gözlerin" şiirimi Tahsin Başbuğa bestelemişti.

tahsin b

 

 

Dinlemek için aşağıdaki bağlantıyı tıklayabilirsiniz.

https://www.youtube.com/watch?v=vKMAaCrw8OE

 

 

 

 

 

 

 IMG 2766

 

 

IMG 2767

IMG 2768

IMG 2769

IMG 2770


Oluşum

Fahrünnisa Kadıbeşegil... Edebiyata adanmış bir ömür. Maddi manevi tüm varlığını Oluşum’a adamış bir Cumhuriyet kadını. Küçükesat Bağış sokaktaki evine az mı gittim. Oluşum’un mabetiydi orası. Her zaman güler yüzlü bir hanım efendiydi. , Bir çok değerli yazar ve sanatçının buluşma noktası. Fahrunnisa (Nisa) hanım, çok yönlü bir sanat insanı idi, DTCF’de tiyatro ve resim eğitimi almış, sürekli resim sergileri açan kimliği ile, Oluşum’u salt bir edebiyat dergisinden öteye taşımıştı. Oluşum, sanat ve estetik kuramı ile felsefenin, resim ve tiyatro sanatlarının da yer aldığı bir dergiydi. Enis Batur, Ahmet İnam, Ertuğrul Özkök, Selim İleri, Ahmet Oktay, Oluşum’un bu tarafının yazarlarıydı. Ustalar Cemal Süreya, Cahit Külebi, Metin Altıok’un yanı sıra genç şairlerde yer alabiliyordu. Benim de şiirlerim yayımlanıyordu zaman zaman. Oluşum’da yayınlanmış şiirlerim hala beğenilerim içindedir. İlkiz Kucur’un da sık sık şiirleri yayınlanırdı… Oluşum özel sayılar da yaptı.

Birçok değerli yazar, romancı, öykücü, denemeci ve şair Oluşum’un sayfalarda yer aldı. Birçok usta, Oluşum’da yayımladı ürünlerini. Bir dönem, ben de yayınlanacak şiirlerin seçiminde yer almıştım.

Günümüzün önemli edebiyat eleştirmenlerinden Metin Celal de, ilk dergicilik deneyimini Fahrünnisa Kadıbeşgil’den almıştı, anımsadığım. O da Oluşum’a emek vermişti kısa bir dönem. Oluşum, gençlere her zaman kapısını açmıştır… 1974’te yayınlanmaya başlayan Oluşum 1984’de 124. sayı ile yayımına son verdi.

Kısıtlı olanaklar ile, sanat dünyasının önemli dergilerinden biriydi Oluşum, Nisa hanım ile özdeşleşen. Enis Batur diyor ki: “Fahrünnisa Kadıbeşegil, 40 yıllık yazı ve yayın yaşamımda rastladığım en kahraman “kadın”dı. İşbirliğimizden önemlisi dostluğumuzdu, benim gözümde. Oluşum dergisi pek çok genç şair ve yazar için bir beşik olduysa, payı büyüktür. Dilerim rolü ve anısı ileriki yıllarda da yaşatılır.” (27 Aralık 2011)

Işıklar içinde uyuyun Nisa Hanım… Ben dergicilik adına, sanatçı duruşu adına sizden çok şey öğrendim. Felsefe, edebiyat, deneme, eleştiri ve şiir...

 


Sesimiz

Hasibe Ayten bir başka Cumhuriyet kadını… Sesimiz’de Ankara’nın edebiyatçıları için bir sıcak yayımlanma ortamı oluşturmuştu. Hasibe Ayten de maddi ve manevi tüm varlığıyla Sesimiz için uğraş veriyordu; tam 12 yıl, 142 sayı… Kesintisiz. Kolay mı? Sesimiz’de polemik yazıları yazmak istedim Attilâ İlhan’dan aldığım dersleri uygulamaya çalışarak. Ama beceremedim. Sesimiz güzel bir dergiydi…

Niyazi Berkes, Türkkaya Ataöv, Bertan Onaran, Cengiz Bektaş anımsadığım başlıca yazarlar. Mayıs 1980 sayısının benim için büyük anlamı vardır; Ustam Attilâ İlhan ile bir söyleşi ve “Böyle bir sevmek” şiirinin de yer aldığı sayıda, benim de küçük bir şiirim yayınlanmıştı; Hırçın Çocuk. Az onur mu bu?

O dönemde Ankara’nın iki önemli dergisinin sahibi, çıkaranı, yöneticisi, çalışanı... kısaca bu iki derginin tüm yükünü omuzlayan iki kadındı. Bugün var mı böyle bir durum? Düşünüyorum da Oluşum ve Sesimiz, gizli ve tatlı bir rekabet içindeydiler… Hasibe Ayten, Ankara’da yaşıyor şimdilerde yine. Sesimiz’in yönetildiği, kotarıldığı yer Meltepe’de Hasibe Ayten’in eviydi.