Yüksek Şûra genel ilkelerine göre, masonik çalışmalarını sürdürebilmesi için en az 9 tane 33° mason gereklidir. Atatürk attığı tokat sonunda 33° masonların büyük ezici masonluktan, geri dönmemek üzere koptular, yalnızca 7 tane 33.° mason kalmıştı.
1939’da Harekete Geçerler
Yukarıda açıkladığım gibi, Yüksek Şûra genel ilkelerine göre, masonik çalışmalarını sürdürebilmesi ve karar alabilmesi için en az 9 tane 33.° mason gereklidir. Oysa 1935 Atatürk attığı tokat sonunda 33.° masonların büyük çoğunluğu masonluktan, geri dönmemek üzere kopmuşlar, geride yalnızca 7 tane 33.° mason kalmıştı.
Alt derecelerden üç mason, derecelerine bakılmaksızın doğrudan 33.° ‘ye çıkarıldılar, karar alabilmek için yeter sayı 9, bir fazlasıyla tamamlandı ve Yüksek Şûra mason anayasasına göre faal duruma geçti.
Masonluk yasal olarak yasak olmasına karşın, İnönü ‘den aldıkları yeşil ışıkla yasa dışı çalışmaya başladılar.
O dönemde Türkiye’deki yerel masonik yapılanma, Osmanlı’dan beri Fransız masonluğuna bağlıdır. Yukarıda aktardığım gibi, Büyük Loca ya da Büyük Doğunun özgürlüğü yoktur, doğrudan Yüksek Şûraya bağlıdır. Buna uygun olarak, Yüksek Şûra, 1939 ‘da ilk 3 derecede 3 mavi loca kurdu, her locaya da bir 33.° masonu loca başı (Üstadı Muhterem) olarak atadı. Ardından 3 localı Büyük Doğu kuruldu.
Bunun amacı, öncelikle mason localarının kapatılması ile dağılan eski masonları bu ilk üç locada yeniden toplamak. Masonlar buna uykuda olan masonu uyandırmak diyorlar. Aynı uyuyan kripto ya da casus hücreleri uyandırmaktan farkı yok. 1935 öncesinin masonları yeniden localarda toplanırken; uyandırılırken çekirdek 10 kişinin denetiminden geçerek, kendi anlayışlarına uygun olanlar uyandırılacaktı elbette.
Türkiye Mason Tarikatı, 1936-47
Görüntüleme: 342